Duyguları Bastırma Şeması: Mantığım Her Zaman Duygularımın Önündedir
- basakgundes
- 28 May
- 4 dakikada okunur

Duygularınızı göstermeyi çoğu zaman gereksiz mi buluyorsunuz?
Zor zamanlarda bile güçlü görünmek zorunda hissediyor…
Kırıldığınızda, üzüldüğünüzde ya da zorlandığınızda bile bunu belli etmek istemiyor musunuz?
Belki de zihniniz uzun zamandır şunu söylüyordur:
“Mantıklı ol.”
“Güçlü kal.”
“Duygularına teslim olma.”
“Zayıf görünme.”
Dışarıdan bakıldığında bu durum güçlü, kontrollü ya da olgun görünmek gibi algılanabilir.
Fakat bazen duyguları sürekli bastırmak; yakın ilişkiler kurmayı, ihtiyaçları fark etmeyi ve kişinin kendisiyle bağını zorlaştırabilir.
Şema terapide buna duyguları bastırma şeması denir.
Duyguları Bastırma Şeması Nedir?
Şema terapinin kurucusu Jeffrey Young’a göre duyguları bastırma şeması, kişinin duygularını, ihtiyaçlarını ya da kırılgan taraflarını göstermeyi riskli bulmasıyla ilişkilidir.
Bu kişiler çoğu zaman duygularını kontrol altında tutmaya çalışır.
Üzülmek, kırılmak, kaygılanmak ya da ihtiyaç duymak “zayıflık” gibi hissedilebilir.
Bu yüzden kişi çoğu zaman:
duygularını göstermemeye çalışabilir,
mantığını duygularının önüne koyabilir,
zorlandığında bile güçlü görünmeye çalışabilir,
ihtiyaçlarını küçümseyebilir,
duygusal yoğunluk yaşayan insanlara mesafeli yaklaşabilir.
Dışarıdan bakıldığında bu durum çoğu zaman:
“çok güçlü”
“çok kontrollü”
“çok mantıklı”
“kolay kolay etkilenmeyen biri”
olarak görülebilir.
Fakat iç dünyada bazen başka bir şey olur:
Söylenmeyen kırgınlıklar.
Fark edilmeyen yalnızlık.
Temas etmekten kaçınılan duygular.
Ve bazen kişinin kendi duygularına bile yabancılaşması.
Çünkü duyguları uzun süre bastırmak, yalnızca başkalarıyla değil kişinin kendisiyle olan bağını da zorlaştırabilir.
Duyguları Bastırma Şeması Neden Gelişir?
Duyguları bastırma şeması çoğu zaman kişinin büyüdüğü ortamda duygulara nasıl yaklaşıldığıyla ilişkilidir.
Bazı ailelerde duygular açıkça konuşulmaz.
Ağlamak, kırılmak ya da korkmak hoş karşılanmaz.
Çocuk şu mesajlarla büyüyebilir:
“Abartıyorsun.”
“Güçlü ol.”
“Ağlama.”
“Mantıklı düşün.”
“Duygusallık çözüm değil.”
Bazı insanlar için ise mesele yalnızca aile değildir.
Erken yaşta fazla sorumluluk almak, güçlü olmak zorunda kalmak ya da kırılganlığın kullanılabildiği ilişkiler yaşamak da kişiyi duygularını saklamaya itebilir.
Zamanla kişi şunu öğrenebilir:
“Duygularımı gösterirsem zarar görürüm.”
“Kontrolü kaybetmemeliyim.”
“Kimseye muhtaç görünmemeliyim.”
Bu nedenle duyguları bastırma şeması çoğu zaman yalnızca bir kişilik özelliği değil;
Bir korunma biçimidir.
Güçlü kalma çabasıdır.
Ve çoğu zaman kişinin yıllardır fark etmeden sürdürdüğü bir baş etme yoludur.
Duyguları Bastırma Şeması Günlük Hayatta ve İlişkilerde Nasıl Görünür?
Duyguları bastırma şeması olan kişiler çoğu zaman bunu bir sorun olarak görmez.
Hatta çoğu zaman kendilerini şöyle tanımlarlar:
“Ben duygularıyla hareket eden biri değilim.”
“Mantığım her zaman önce gelir.”
“Kolay kolay dağılmam.”
İlk bakışta bu güçlü görünmek gibi hissedilebilir.
Fakat zamanla ilişkilerde bazı tekrar eden örüntüler oluşabilir.
1. Zor zamanlarda bile güçlü görünmeye çalışmak
Kırılmış olsa bile belli etmemek…
Zorlanırken bile yardım istememek…
Üzüntüyü yalnız yaşamak…
Bazı kişiler için güçlü görünmek bir tercih değil, zorunluluk gibi hissedilebilir.
2. Duyguları mantıkla açıklamaya çalışmak
Üzülmek yerine analiz etmek.
Kaygıyı hissetmek yerine çözüm üretmek.
Kırgınlığı konuşmak yerine mantıklı açıklamalar yapmak.
Bu nedenle kişi bazen ne hissettiğini anlamakta bile zorlanabilir.
3. Yakın ilişkilerde mesafe oluşması
Partner ya da yakın çevre bazen şu cümleyi kurabilir:
“Ne hissettiğini anlayamıyorum.”
“Biraz daha açık olsan keşke.”
“Sanki duvar var gibi.”
Çünkü duyguları paylaşmak, kırılgan görünmek ya da ihtiyaç göstermek kişiye riskli gelebilir.
4. Yardım istemekte zorlanmak
Bazı kişiler için destek istemek, güçsüz görünmek gibi hissedilebilir.
Bu yüzden her şeyi tek başına çözmeye çalışabilirler.
Ve çoğu zaman yorulduklarını fark ettiklerinde bile bunu dile getirmekte zorlanırlar.
Bir Danışan Örneği
(Anonimleştirilmiş bir örnek)
Bir danışanım yıllarca kendisini “çok mantıklı biri” olarak tanımlıyordu.
İş hayatında oldukça başarılıydı.
Zor zamanlarda bile sakin kalıyor, çevresindekiler ona güçlü biri gözüyle bakıyordu.
Fakat ilişkilerinde sık sık aynı geri bildirimi alıyordu:
“Sana yaklaşmak zor.”
Seanslarda fark etmeye başladığı şey şuydu:
Aslında güçlü görünmeye çalışırken, kırılgan tarafını da kimseye göstermiyordu.
Ve zamanla yalnız hissetmesine rağmen bunu bile kendine itiraf etmekte zorlanıyordu.
Duyguları Bastırırken Kendinizi Bunları Söylerken Buluyor Musunuz?
Duyguları bastırma şeması çoğu zaman yalnızca davranışlarda değil, kişinin kendi iç sesiyle kurduğu ilişkide de görünür.
Bazı cümleler zamanla o kadar tanıdık hâle gelir ki kişi bunları fark etmeden kendine söylemeye başlayabilir:
“Abartma.”
“Bu kadar duygusal olma.”
“Toparlan.”
“Mantıklı düşün.”
“Kimseye muhtaç görünme.”
“Güçlü olmalısın.”
İlginç olan şu ki çoğu zaman bu cümleler kişiye kötü hissettirmez.
Hatta bazen güçlü, kontrollü ve ayakta kalıyor gibi hissettirebilir.
Fakat uzun vadede bunun bir bedeli olabilir.
Çünkü kişi zamanla:
ne hissettiğini fark etmekte zorlanabilir,
ihtiyaçlarını küçümseyebilir,
yakın ilişkilerde mesafeli hissedebilir,
destek istemeyi zor bulabilir,
duygusal olarak yalnızlaşabilir.
Ve kendi kendine şunu söylerken bulabilir:
“Neden bu kadar yalnız hissediyorum?”
Oysa mesele yalnızlık değil, uzun zamandır tek başına güçlü kalmaya çalışmaktır.
Duyguları Bastırma Şeması Başka Şemalarla Birlikte Görünebilir mi?
Duyguları bastırma şeması çoğu zaman tek başına çalışmaz.
Bazı kişilerde başka şemalarla birlikte görülebilir ve birbirini güçlendirebilir.
Örneğin:
Yüksek Standartlar Şemasıyla
Kişi yalnızca güçlü görünmek değil, aynı zamanda hep kontrollü, başarılı ve kusursuz olmak isteyebilir.
Bu durumda duygular bazen “zaman kaybı” ya da “işlevsiz” gibi görülebilir.
“Şimdi bunun sırası değil.”
“Duygusal davranırsam kontrolü kaybederim.”
Boyun Eğicilik Şemasıyla
Kişi kendi duygularını bastırırken başkalarının ihtiyaçlarını öne koyabilir.
Kırıldığını ya da öfkelendiğini belli etmek yerine susmayı seçebilir. Bu durum bazen boyun eğicilik şemasıyla birlikte de görülebilir. Boyun eğicilik şeması hakkında detaylı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Bu da zamanla içeride sessiz bir kırgınlık birikmesine neden olabilir.
Duygusal Yoksunluk Şemasıyla
Bazı kişiler ihtiyaçlarını göstermeyi zayıflık gibi gördüğü için destek istemez.
Fakat bir yandan da içten içe anlaşılmayı ve görülmeyi özleyebilir.
Bu nedenle kişi yakın ilişki istese bile, o yakınlığı kurmakta zorlanabilir.
Elbette herkes için tablo aynı değildir.
Ancak terapi sürecinde bazen yalnızca bir şemaya değil, birbirini besleyen örüntülere birlikte bakmak gerekir. Duygusal yoksukluk şeması yazımın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Duyguları Bastırma Şeması Değişebilir mi?
Duyguları bastırma şeması çoğu zaman yıllardır kullanılan bir korunma biçimi olduğu için değişmesi zaman alabilir.
Özellikle kişi bunu bir problem olarak değil, güçlü kalmanın bir yolu olarak görüyorsa…
Fakat zamanla bazı insanlar şunu fark etmeye başlayabilir:
Sürekli güçlü kalmaya çalışmak yorucudur.
Her şeyi tek başına taşımak yalnızlaştırabilir.
Ve bazen duyguları bastırmak, onları ortadan kaldırmaz; yalnızca biraz daha görünmez hâle getirir.
Bu noktada özellikle yoğun olduğunda terapiyle çalışılması gereken şemalardan biridir.
Şema terapide amaç kişiyi daha “duygusal” biri yapmak değildir.
Amaç; kişinin duygularıyla temas edebilmesi, ihtiyaçlarını fark edebilmesi ve güçlü görünmek zorunda hissetmeden de ilişkiler kurabilmesidir.
Şema terapi hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz ilgili yazıma göz atabilirsiniz.
Son Olarak
Duyguları bastırma şeması olan kişiler çoğu zaman bunu bir sorun olarak görmez.
Hatta tam tersine; güçlü, kontrollü ve dayanıklı olmanın bir parçası gibi hissedebilir.
Ve dürüst olmak gerekirse, bu özellikler birçok durumda kişiyi gerçekten ayakta da tutmuş olabilir.
Fakat bazen güçlü kalmaya çalışırken kişi kendi duygularından, ihtiyaçlarından ve yakın ilişkilerdeki temasından da uzaklaşabilir.
Bir noktadan sonra mesele yalnızca “iyi baş etmek” değil, her şeyi tek başına taşımaya çalışmak hâline gelebilir.
Eğer siz de uzun zamandır mantığınızın duygularınızın önüne geçtiğini, kırıldığınızda bile güçlü görünmeye çalıştığınızı ya da ihtiyaç göstermenin size zor geldiğini fark ediyorsanız…
Bu, zayıf olduğunuz anlamına gelmez.
Belki de uzun zamandır sizi korumaya çalışan bir örüntüyü anlamaya başlıyorsunuzdur.
Destek alıp almama konusunda kararsızsanız, terapiye ne zaman başlanmalı yazım da size yardımcı olabilir.



Yorumlar