Haklılık Şeması: Neden Ayrıcalıklı Hissetmeye İhtiyaç Duyuyoruz?
- basakgundes
- 20 Tem
- 4 dakikada okunur

Bir sınır konulduğunda bunu kolayca kabul edebiliyor musun?
Beklemek, sıraya girmek ya da kurallara uymak bazen gereksiz gibi mi geliyor?
İçinden zaman zaman “Ben bunu hak ediyorum.” ya da “Bu bana yapılmamalı.” diye bir ses yükseliyor mu?
Şema terapide buna haklılık şeması diyoruz.
Haklılık şeması, kişinin kendisini diğer insanlardan daha ayrıcalıklı hissetmesi, kendi ihtiyaçlarını öncelikli görmesi ve kuralların zaman zaman kendisi için esnetilmesi gerektiğine inanmasıyla ilişkilidir.
İlk bakışta bu durum kibir ya da bencillik gibi görünebilir.
Oysa haklılık şeması her zaman bundan ibaret değildir.
Bazı kişilerde çocuklukta sağlıklı sınırların yeterince öğrenilmemesi bu şemanın gelişmesine zemin hazırlarken, bazı kişilerde ise bu şema daha derindeki kırılganlık, yetersizlik ya da değersizlik hislerini telafi etmenin bir yolu hâline gelebilir.
Yani haklılık şeması çoğu zaman yalnızca “kendini üstün görmek” değildir.
Bazen kişinin kendisini yetersiz hissetmemek için geliştirdiği bir korunma biçimidir.
Haklılık Şeması Nedir?
Şema terapinin kurucusu Jeffrey Young’a göre haklılık şeması, kişinin kendisini diğer insanlardan daha ayrıcalıklı görmesi, kendi istek ve ihtiyaçlarını öncelikli kabul etmesi ve sınırlandırılmaya tahammül etmekte zorlanmasıyla ilişkilidir.
Bu kişiler zaman zaman:
kuralların kendileri için esnetilmesini bekleyebilir,
beklemeye tahammül etmekte zorlanabilir,
engellenmeye yoğun tepki verebilir,
kendi bakış açılarının daha doğru olduğuna inanabilir.
Ancak bu özellikler her zaman aynı yoğunlukta görülmez.
Haklılık şeması bir kişilik özelliği ya da değişmeyen bir karakter yapısı değildir.
Tıpkı diğer erken dönem uyum bozucu şemalar gibi, kişinin yaşam deneyimleri içinde gelişen ve ilişkilerini etkileyen bir örüntüdür.
Haklılık Şeması Neden Gelişir?
Haklılık şemasının gelişiminde tek bir neden yoktur.
Şema terapi açısından bakıldığında, bu şemanın farklı çocukluk deneyimlerinden beslenebildiğini görürüz.
Sağlıklı sınırların öğrenilmediği bir çocukluk
Bazı çocuklar büyürken neredeyse hiç “hayır” cevabıyla karşılaşmaz.
Kurallar tutarlı değildir.
Sınırlar net değildir.
İstekleri çoğu zaman ertelenmeden karşılanır.
Bu durumda çocuk, ihtiyaçlarının her zaman öncelikli olması gerektiğini öğrenebilir.
Kırılganlığı telafi etme çabası
Haklılık şeması her zaman aşırı ilgi görmekten gelişmez.
Bazı kişiler ise çocukluklarında yoğun eleştiri, değersizlik ya da yetersizlik hisleri yaşamış olabilir.
Bu durumda üstün görünmek, hata kabul etmemek ya da ayrıcalıklı hissetmek; kişinin kırılgan tarafını koruma biçimine dönüşebilir.
Bu nedenle haklılık şemasının altında bazen güçlü görünmeye çalışan oldukça kırılgan bir taraf da bulunabilir.
Haklılık Şeması İlişkilerde Nasıl Görünür?
Haklılık şeması en belirgin hâlini yakın ilişkilerde gösterir.
Çünkü yakın ilişkiler; sınır koymayı, beklemeyi, paylaşmayı, empati kurmayı ve zaman zaman kendi ihtiyaçlarını erteleyebilmeyi gerektirir.
Haklılık şeması olan kişiler için ise bu alanlar zaman zaman zorlayıcı olabilir.
1. Sınır konulduğunda bunu kişisel algılamak
Haklılık şeması olan kişiler için “hayır” cevabını duymak beklenenden daha zor olabilir.
Birisi onlara sınır koyduğunda bunu yalnızca bir sınır olarak değil, kendilerine yapılmış bir haksızlık ya da reddedilme gibi yaşayabilirler.
Bu nedenle sınır konulan durumlarda yoğun öfke, hayal kırıklığı ya da tartışmalar ortaya çıkabilir.
2. Beklemekte ve engellenmeye tahammül etmekte zorlanmak
Haklılık şeması olan kişiler çoğu zaman isteklerinin ertelenmesine karşı daha düşük tolerans gösterebilir.
Beklemek…
Sıraya girmek…
İstediği şeyin hemen olmaması…
Beklenenden daha yoğun bir öfke yaratabilir.
Çünkü içeride şu düşünce çalışıyor olabilir:
“Ben bunu hak ediyorum.”
3. Kendi ihtiyaçlarının daha öncelikli olduğunu hissetmek
Her insan kendi ihtiyaçlarını önemser.
Haklılık şemasında ise kişi zaman zaman kendi ihtiyaçlarını fark etmeden başkalarının ihtiyaçlarının önüne koyabilir.
Bu nedenle ilişkilerde kararlar, beklentiler ya da planlar çoğu zaman kendi istediği yönde ilerlemelidir.
Karşı tarafın ihtiyaçları ise ikinci planda kalabilir.
4. Eleştirilmekte zorlanmak
Haklılık şeması olan kişiler eleştiriyi yalnızca bir geri bildirim olarak almakta zorlanabilir.
Eleştirildiklarında kendilerini savunma ihtiyacı hissedebilir, karşı tarafın hatalarını göstermeye çalışabilir ya da eleştiriyi tamamen reddedebilirler.
Çünkü eleştiriyi kabul etmek, alttaki kırılgan tarafla temas etmeyi gerektirebilir.
5. Empati kurmakta zorlanmak
Haklılık şeması olan kişiler empati kuramayan insanlar değildir.
Ancak kendi ihtiyaçları çok yoğun şekilde ön planda olduğunda, karşı tarafın yaşadıklarını görmek zorlaşabilir.
Bu nedenle ilişkiler zamanla tek taraflı hissettirebilir ve karşı tarafta “Anlaşılmıyorum.” duygusu oluşabilir.
Haklılık Şemasının Otomatik Düşünceleri
Haklılık şeması çoğu zaman kişinin olayları yorumlama biçiminde kendini gösterir.
Aşağıdaki düşünceler, bu şemaya sahip kişilerde otomatik olarak ortaya çıkabilir:
Buna hakkım var.
Herkesin uyduğu kurallara uymak zorunda değilim.
Benim durumum farklı.
Bu kadarını yapmaları gerekir.
Ben daha doğrusunu biliyorum.
Neden ben bekliyorum?
Bana böyle davranamazlar.
Benim önceliğim daha önemli.
Bu düşünceler kişiye çoğu zaman doğal ve haklı gelebilir.
Ancak uzun vadede ilişkilerde çatışmaları artırabilir ve kişinin hayal kırıklığını daha sık yaşamasına neden olabilir.
Haklılık Şeması Narsisizmle Aynı Şey midir?
Haklılık şeması sıklıkla narsisizmle karıştırılır.
Oysa bu ikisi aynı şey değildir.
Haklılık şeması, şema terapide kişinin erken yaşam deneyimleri sonucunda geliştirdiği bir örüntüyü ifade eder.
Narsisizm ise kişilik örgütlenmesiyle ilgili çok daha kapsamlı bir yapıdır.
Haklılık şeması olan herkes narsisistik değildir.
Benzer şekilde narsisistik özellikleri olan her kişide de yalnızca haklılık şeması bulunmaz.
Bu nedenle bir kişiye yalnızca bazı davranışlarına bakarak “narsisist” demek doğru değildir.
Terapi sürecinde önemli olan, davranışın altında hangi ihtiyaçların ve hangi yaşam deneyimlerinin bulunduğunu anlamaya çalışmaktır.
Haklılık Şeması Değişebilir mi?
Diğer erken dönem uyum bozucu şemalar gibi haklılık şeması da değişebilir.
Şema terapide amaç kişiyi suçlamak ya da ihtiyaçlarından vazgeçmesini sağlamak değildir.
Amaç, kişinin hem kendi ihtiyaçlarını hem de başkalarının ihtiyaçlarını gözetebildiği daha dengeli bir ilişki kurabilmesidir.
Bazen sınırlarla karşılaşabilmek…
Bekleyebilmek…
Hayal kırıklığını tolere edebilmek…
Ve her zaman haklı olmak zorunda olmadığını fark edebilmek…
Sağlıklı ilişkiler kurmanın önemli parçalarıdır.
Son Olarak...
Haklılık şeması çoğu zaman dışarıdan yalnızca “ayrıcalık istemek” gibi görünür.
Oysa bazen bu görünümün altında, kırılganlığını korumaya çalışan ya da çocuklukta sağlıklı sınırları öğrenme fırsatı bulamamış bir taraf bulunabilir.
Bu nedenle haklılık şemasını yalnızca davranış üzerinden değerlendirmek yerine, o davranışın hangi ihtiyacı karşılamaya çalıştığını anlamak çok daha önemlidir.
Çünkü gerçek güç, her istediğini elde etmek değildir.
Gerçek güç; kendi ihtiyaçlarını önemserken başkalarının ihtiyaçlarına da yer açabilmektir.



Yorumlar